Serbest piyasa ekonomisinin sevgili dinamikleri şöyle bir toplanın hele! Size söylüyorum KY (küçük yatırımcının kısaltması: küçüğü iyice küçültmek için bunu kullanıyor olabilirler 🙂 ) sen de dinle! #bist100 #bitcoin #altın #dolar vs derken şimdi anlatacaklarım bizzat yaşanmış ve yaşanmaya devam eden bir tecrübedir. Dileyen kendine pay çıkarır faydasını görürse de duasını eder.

Öncesinde de vardı ama pandeminin özellikle kıpırdaştırdığı müstakil ev furyası ile beraber 1-1.5 yıldır arsa almak için takip ettiğim tabiri caizse pustuğum bir bölge var. Acelem olmadığından ötürü almayı planladığım arsayı doğru fiyattan almak için sabrediyorum. Bu sabrı bana 7 yıl önce yapmış olduğum başarısız bir arsa yatırımı denemesi öğretti. Bu yüzden sütten ağzım yandığı için, yoğurdu üfleyerek yemek zorunda hissediyorum.

Başarısız dememin sebebi; arsa hala elimde fakat abartmıyorum muhtemelen aldığım fiyata zor satarım. Aldığım fiyat miktar olarak aynı olsa da değer olarak aynı olmadığı aşikar. Hele ki enflasyon, altın veya dolar karşılığı şeklinde değer hesaplamaları konusunu hiç açmayın. O zamanlar sıfırına baktığım aracın 2. eli bile 6 kat değerlendi.

Şimdi ben biliyorum aklınıza gelen soruyu: My Name is Money diyordun hocam, hani ne oduuu? Eee bunlar hep tecrübe oldu ki ben de size bu tecrübelerimi aktarma derdindeyim. Ben düştüm iyi kötü kurtuldum! Ama çoluğumuz var çocuğumuz var çocuğumuz var…(Dereye düşen dayıya selam olsun bilmeyenler için link bırakmak yerine Google’da aramalarını önerebilirim zira, dayının ağzı biraz bozulabiliyor içeriğimizi kirletmesin)

Şimdi yine aynı hataya düşmemek için ince eleyip sık dokuyorum. Lokasyonu gözümle görmeden artık alım yapmayacağım 😀 Doğru duydunuz… Gidip o arsayı hiç görmeden aldım. Hatta ilk görmeye gittiğimde 5 yıl geçmişti aradan. Borsacıların ağzında hep bir klişe vardır “arsaya bakmadan almazsın yatırım yapmazsınız değil mi hisseyi de öyle düşünün firmayı araştırın falan.” Bak arsaya bile bakmamışım ben firma ne iş yapar bakar mıyım?

Demirden korksak trene binmezdik!

Siz bana bakmayın, ben biraz enteresan olabiliyorum. Dediğimi yapın, yaptığımı yapmayın derler ya sanırım benim için söylemişler o sözü.

Neyse çok uzatmaya başladım, konudan sapıyoruz o yüzden toparlayayım.

Olan şu, geçen yıl pandemi öncesi baktığım ilanlarda fiyatlar X TL civarındaydı. O dönemlerde attığım pazarlık olmadı. Bir kaç yer ile görüştüm olmadı vs derken her geçen gün bu X TL yükselmeye başladı. Acaba bölge ile mi alakalı bu yükseliş diye düşünürken para etmeyen yerler de benzer oranlarda yükselmeye başladı.

Bu yükselişin suni bir yükseliş olduğunu düşünen ben sürekli bekledim ve ihtiyacımı erteledim. İtiraf ediyorum içimden üzülmedim de değil. Fırsatları tepiyorum diye düşünürken şunu fark ettim aynı yerlerin ilanları dönüp duruyor piyasada.

İlanlardan bazıları muhtemelen bu işten para kazanmak niyeti ile al sat peşinde olanların ilanları yani satın almış daha değerli fiyata gitsin diye fiyat yükseltmiş ama bu arsaların hemen hepsi ilanlarda kalmaya devam ediyor. Çok ciddiyim! Aynı ilanların fiyatları şuan 2X TL. Buradan şunu anlıyorum hiç istisnasız ilanlar 1 yıldan fazladır fiyatları artsa bile ihtiyaca binaen alınmamış hiç birisi. Alınıyorsa tabi 😉 Sizi uyanıklar sizi…

Genel olarak emlakçılar ile muhatap halindeyim. Her aradığım ilan sahibi/emlakçı “Abi buraları kaçırma fiyatlar uçacak kaçacak” gibi satış taktikleri ile bana yanaşmaya çalışıyorlar. Yahu kardeşim el insaf 1 yılda fiyatlar uçtu zaten hala uçacak diyor. Normalde yükselişleri eğer özel bir imar durumu söz konusu değilse TUFE/dolar/altın ile kıyaslar insaflı bir şekilde arttırırlar ama realite öyle olmuyor. Ekonomistlerin dilinde olan ve siyasetçilerin de çok sık kullandığı “reel enflasyon” kelimesinin ne anlama geldiğini tecrübe ederek tekrar hatırlıyoruz. Fiyatlarda ki artış kağıt üzerinde olanlardan farklı oranlara sahip…

Şimdi bu yükselişleri fark ettik pekala biraz yorumlamaya çalışalım bu durumu. Şimdi bölgedeki arsalarda arz belli yani satışta olan arsaları ifade ediyorum burada. Pandemi ile beraber talep de var, buraya kadar da tamam. Ama talep edenlerin de vereceği para belli sevgili kardeşim. Senin yazdığın her fiyatta ha tamam yeni fiyat buymuş o zaman bu fiyattan alalım diyeceğini mi bekliyorsun insanların. Bakın bu da yine borsadan bir örnek aslında. Grafikte en tepeden alan KY var ya. İşte bu kardeşler de o KY ile aynı kadere sahip aslında. Ya mal ellerinde kalacak ya da mecbur aldığı fiyatın altında satış yapmak zorunda kalacak. Ya da bir umut deyip yıllarca fiyat yükselsin diye bekleyecek. Nasıl hikaye tanıdık geldi değil mi?

İşlerim dolayısı ile İtalya’yı çok iyi biliyorum. Oranın 15 yıl önceki halini yaşıyoruz. İnşaat sektörü bizde son 2 sene öncesine kadar ne kadar canlıydı değil mi? Orada da aynıları yaşandı. Orada da öyleydi ama 15 yıldır bitik durumda. Bu emlak balonu orada da şişmişti. 500K € olan yerlerin fiyatları şuan 3te1 ine inmiş durumda.

Düşmez kalkmaz bir Allah!

Bu balon patlayınca siz asıl o zaman görün kartlar yeniden nasıl dağılıyor. Gelişen dünya deyip duruyoruz. Kardeşim öyle değil. Kafanı kaldır hep aynı senaryo hep aynı plağı çalıyorlar. Her şeyi özellikle de kötüyü tekrar tecrübe etmeye gerek yok. Yaşanmışı var. İlla aynı çukura düşmeye ne hacet.

Bu sorunun en başında finansal okur yazarlığın olmaması geliyor. Kişi doğru hesap yapsa aslında; o arsaları geçen yıl satsa o parayı çok daha iyi değerlendirebileceğini bilirdi. Şunu düşünemiyor yahu X TL’den satamamış 1 yıl boyunca şimdi kalmış 2X TL’den satmayı planlıyor.

Aç gözlü olmamak lazım. Düşene bir de bizim vurmamız doğru değil. Kalbinde merhamet olacak ki fırsat kelimesini fahiş kelimesi olmadığını görebilsin. Bu hatalarda iğneyi başkasına çuvaldızı kendimize batırmalıyız. Aranızdan belki bana kızanlar olacak ama yükselen fiyatların “tek suçlusu” yanlış ekonomi değil bizleriz de.

Unutmayın serbest piyasayı biz belirliyoruz. Artan fiyatı hep bir karşılama çabası var toplum olarak bizde. Hiç “hayır kardeşim ben bu fiyattan bu hizmeti almayacağım” demesini bilmedikçe bu artış ve zamlar kaçınılmaz olacak. Kırbacı üzerimize rahatça vuracaklar.

Win-win yani kazan-kazan ticaretlerinin yerini bu örnekte de olduğu gibi artık lost-lost yani kaybet-kaybet ticaretleri alacak. Bizim başka düşmana ihtiyacımız yok. Kendi kendimizin düşmanıyız. Birlikte kötüleşiyoruz.

Kendi adıma söylüyorum. Ben istediğim fiyata alana kadar satın alımı gerçekleştirmeyeceğim. Don Kişot’ların sayısının artması dileği ile

Sevgiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arsa Fiyatlarında ki Artış ve Kişisel Yatırım Tecrübem